YENİ SESLİ ŞİİRLER
Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Huzur Sokağı - Mevlana'nın Eşine Yazdığı Şiir



Mevlana'nın Eşine Yazdığı Mektup Olarak Bilinir. Huzur Sokağı Adlı dizide Kısa bir bölümü Geçmektedir:


Mektubun Tamamı:

Mevlana'dan eşine Mektup;


Birgün Mevlana eve girer ve hanımı ona sorar;
Bu kadar aşıksın Mevlaya şükürler olsun bu aşkı yaşayıp... yaşatana...
Peki bana ne kadar aşıksın der;
Mevlana hanımına şöyle der;


Sen benim; Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene on adım gidişimsin.Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin
Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın
Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın

Sen benim; haksızlığa ve zulme baş kaldırışım,
Mazluma kucak açışım, zalime düşmanca bakışımsın
Ve mağdurdan yana tavır alışımsın

Sen benim; bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim,
Azla yetinişim, çoğa göz dikmeyişimsin
Ve kapanmayan avuç içimsin

Sen benim; hayat ve kaderle inatlaşmam,
Ekmek için kavgam, bitmek tükenmek bilmeyen davamsın
Ve zorluklara karşı yılmayışımsın

Sen benim; menfaate ve çıkara tepkim,
Almak için verene öfkem, ille de karşılık bekleyene lanetimsin
Ve alayına isyan edişimsin

Sen benim; ahlaksızlık ve yozlaşmayla mücadelem,
Para için kendini satana küfredişim, başkalaşana verip veriştirişimsin
Ve eskiyi özleyişimsin

Sen benim; duygusal yaradılışım,
En ufak şeyi kafaya takışım, kolay unutamayışımsın
Ve bundan bir türlü sıyrılamayışımsın

Sen benim; sonsuz sadakatim,
Merhametim, hissiyatim, şefkatimsin
Ve aman diyene yüz çevirmeyişimsin

Sen benim; her şeye rağmenim,
Asla pes etmeyişim, başımı öne eğmeyişimsin
Ve ümidimi yitirmeyişimsin

Sen benim; yaşama ülküm,
Namusa olan düşkünlüğüm, namussuzluğa küskünlüğümsün
Ve gururum, onurumla olan bütünlüğümsün

Sen benim; karakterim ve kişiliğim,
Objektif fikrim, subjektif hissimsin
Ve hayata bakışımsın
 

Karadayı Dizisi - Nazım Hikmet - Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar Şiiri - Sesli Şiir


Nazım Hikmet Ran - Güzel günler göreceğiz çocuklar(Nikbinlik)
Çetin Tekindor'un Karadayı Dizisinde Okuduğu Şiir



Şiirin Sözleri:


NİKBİNLİK

Güzel günler göreceğiz çocuklar, 
güneşli günler göreceğiz... 
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar, 
ışıklı maviliklere süreceğiz... 
Açtık mıydı hele bir son vitesi, 
adedi devir. 
motorun sesi. 

Uuuuuuuy! çocuklar kim bilir 
ne harikûlâdedir. 
             160 kilometre giderken öpüşmesi...

Hani şimdi bize 
cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır, 
yalnız cumaları 
yalnız pazarları.. 
Hani şimdi biz 
bir peri masalı dinler gibi seyrederiz 
ışıklı caddelerde mağazaları, 
hani bunlar 
77 katlı yekpare camdan mağazalardır. 
Hani şimdi biz haykırırız 
Cevap: 
açılır kara kaplı kitap: 
zindan.. 
Kayış kapar kolumuzu 
 kırılan kemik...kan. 
Hani şimdi bizim soframıza 
haftada bir et gelir. 
Ve çocuklarımız işten eve 
sapsarı iskelet gelir.. 
Hani şimdi biz.. 
İnanın: güzel günler göreceğiz çocuklar 
Güneşli günler göreceğiz. 
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar, 
ışıklı maviliklere süreceğiz..... 


1930


 

Yılan İle Bilge Hikayesi - Deliyürek Dizisi - Kenan İmirzalıoğlu - Sesli Hikaye Dinle


Deliyürek - Yılan ile Bilge hikayesi
Yusuf Miroğlu 
Kenan İmirzalıoğlu'nun Sesinden


Hikayenin Yazı Hali:
Bilge İle Yılanın Hikayesi - Deliyürek

     Bir Zamanlar yoksul adamın biri bir yılanla dost olmuş. Adam ne zaman başı sıkışsa, darda kalsa, yılanın kuyusunun başına gidermiş. Orda bekler; yılan da kuyudan çıkıp adama bir altın lira verirmiş. Bu hep böyle sürmüş.
    Derken aradan uzun yıllar geçmiş. Adam bir gün hastalanmış. Yataktan kalkamaz olmuş. Sonra oğlunu çağırmış. Oğluna demiş ki: "Filanca kuyunun yanına git. Orda bekle, bir tane yılan çıkacak oradan. O yılandan korkma dosttur o yılan. Yılan sana bir altın lira verir onu alır gelirsin." demiş. 
    Neyse çocuk gitmiş kuyunun başına, beklemiş. Yılan gerçekten çıkmış ve yere bir altın lira bırakmış. Çocuğun aklından şeytanlık geçecek ya, kafasından geçirmeye başlamış: "Demek ki  kuyu altın dolu! Ben bu yılanı öldürürsem; kuyudaki altınları çıkartır zengin olurum." demiş. Ve yerden hemen bir taş almış. Taşı yılana fırlatmış. Yılanın kuyruğu kopmuş. Tabi yılan da can havliyle çocuğun üstüne atlayıp ısırmış. Çocuk zehirlenip ölmüş. 
     
   Aradan zaman geçmiş. Ve adam iyileşmiş. Adam aslında bilge imiş. Ve olayın iç yüzünü de bilmekteymiş. Bir süre sonra kuyunun yanına gitmiş.Sonra yılan da çıkmış. Adam yılana bakmış, bakmış, bakmış, ve demiş ki: "Yılan kardeş, bizim çocuk bir densizlik yapmış ve cezasını da bulmuş. Ama biz dosttuk, ve yine dost kalabiliriz." demiş. 
      Ama yılan bu teklife yanaşmamış. "yok yok bu imkansız" demiş.

    "Sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı olduktan sonra artık biz dost olamayız" demiş...


 
 
Sesli Şiir Vakti Hizmet Şartları | Gizlilik Politikası | Telif Hakkları
Copyright © 2012. Şiir Vakti - All Rights Reserved
Geliştiren CihanWebMaster
Proudly powered by Blogger